Kemal Tahir, ‘‘Yedi Çınar Yaylası’’, ‘‘Köyün Kamburu’’, ‘‘Büyük Mal’’ adlı romanlarında Osmanlı’nın son dönemi ile cumhuriyetin ilk yıllarındaki Anadolu köy ve kasaba yaşamını ele alır. Merkezi iktidarlar ile yerel güç odaklarının ilişkilerini, toplumsal yapıdaki yozlaşma ve bozulmayı anlatır.

Bu üçlemenin ilki olan ‘‘Yedi Çınar Yaylası’’nın kahramanlarından biri ‘‘Kambur Kadı’’dır.

Kambur Kadı, kitaba (şeriata) aykırı işleri kitaba uygun gösteren yorum ve kararlardan, soysuzlara soyluluk belgesi düzenlemeye kadar pek çok hüner göstererek küpünü dolduran bir kişiliktir.

Kambur Kadı’nın çevirdiği dolaplar, ‘‘getirdiği uğursuzluklar’’ anlatılırken, bir konuşmacı şeytandan söz eder.

Bir başkası şöyle der:

‘‘Bunun yanında şeytan, cennet yerinin meleği, melaikesi. Bu kambur, fukara şeytanın  boynuzuna salıncak kurup kırk yıl sallanmış bir kambur… Benim aklımın ermediği, avanaklık bizim alnımızda yazılı mı ki, dünyanın hiçbir yerinde taban tutturamamış da burada barınabilmiş…’’

Nereden aklıma geldiyse bu Kambur Kadı, Kemal Tahir’in üçlemesini yeniden okumaya koyuldum…

Herkese öneririm.

Biraz gerilere gidince, kafanızı yoran gündemden uzaklaşırsınız. Tabii ki dünü güne bağlamazsanız…