Kar tanesi, yağmur damlası serpintili bir havada vardım Amsterdam’a geçen hafta. Bir çocuk öldü, bisiklet yolunda. 12 yaşında bir kız çocuğu; Saar...

Kar tanesi, yağmur damlası serpintili bir havada vardım Amsterdam’a geçen hafta. Bir çocuk öldü, bisiklet yolunda. 12 yaşında bir kız çocuğu; Saar...

Medyada, ‘‘Bisiklet yolunda ölümlü kaza’’ diye haber yapıldı: ‘‘Amstelveen'deki Ouderkerk aan de Amstel köprüsünün yakınında meydana gelen kazada bir kişi öldü. 12 yaşında bir kız çocuğu söz konusu. Mağdurun bisikletli olduğu ve bir mopedli arabayla çarpıştığı öğrenildi. Kaza sonrası olay yerine polis, çok sayıda ambulans, itfaiye ve bir travma helikopteri sevk edildi. Polis, yaralı için çadır kurdu.’’  

Ertesi günü olayın ayrıntısını ve tepkiler yer aldı yayın organlarında.

12 yaşındaki Saar ve iki arkadaşı, 26 Şubat Çarşamba günü öğleden sonra okullarından Oudekerk’teki evlerine dönüyormuş.

Amstelveen ile Amstel ilçelerini bağlayan bisiklet yolunda, moped ya da mopedli araba denilen elektrik küçük araç çarpmış, çocuklardan ikisine. Biri hafif yaralanmış, Saar kaza yerinde can vermiş.

Gazetelerin yazdığına göre…

Polis, çocuklara çarpan araç sürücüsünün ifadesini alıp bıraktı ve bu araçların bisiklet yolunu kullanabildiğini açıkladı. Olayın nasıl olduğunu çözebilmek için görgü tanıklarından ifade vermelerini, araç kameralarında görüntü olanlardan bunları polise iletmelerini istedi.

Saar’ın ilçesinde, köyünde ve okulunda yas vardı. Arkadaşları, komşuları olay yerine çiçekler bıraktı, mumlar yaktı. ‘‘Bu olamaz, çok acı, kendimizi güvende hissetmiyoruz’’ diye tepkilerini dile getirdiler.

Belediyede bayraklar yarıya indirildi, Saar için bir dakikalık saygı duruşundan sonra toplantıya başlandı.

Okulunda, gittiği dans kursunda Saar için anı köşesi oluşturuldu. Arkadaşlarına psikolojik destek verildiği bildirildi.

Bulutsuz, yağmursuz, derin bir mavilik içinde güneş parlıyor bu hafta. Gündüzleri tam bahar havası ama geceleri ve sabahları bir o kadar ayaz.

Parklarda, ormanda yürüyor, bisiklet sürüyorum. Doğa uyku mahmurluğuyla geriniyor gibi. Yerlerde kardelenler boyun büküp süzülüyor, çiğdemgiller mor sarı mavi öbekler oluşturmuş. Ağaçlara su yürümüş, dallar tomurmuş göz göz.

Çocuklar geçiyor bisikletleriyle okul saati, çılgınlık çığlıklar patlatıp çeşitli sürüş denemeleri yaparak.

Saar geliyor aklıma. Sonra neden, nasıl öldürüldükleri bilinmeyen çocuklar; Narin, Rabia Naz ve diğerleri. Bir de oyundan önce savaşı görüp öğrenenler…

Dahası…